|
ANZAK ORDUSU'NUN
TÜRK ORDUSU HAKKINDA Kİ GÖRÜŞLERİ
|
* Biz Çanakkale Yarımadası'ndan
Türklerle savaşarak ve binlerce insanımızı kaybederek, kahraman
Türk Milleti'ne ve onun eşsiz vatan sevgisine duyduğumuz büyük
takdir ve hayranlıkla ayrıldık. Bütün Avustralyalılar Mehmetçiği
kendi evlâtları gibi sever, onun mertliği, vatan ve insan sevgisi,
siperlerdeki dayanılmaz heybeti ve cesareti, bütün Anzakları
hayran bırakan yurt sevgisi, insanlığın örnek alacağı büyük
hasletlerdir. Mehmetçiğe minnet ve saygılarımla.
( Lord Casey, Avustralya Genel Valisi, 1940 )
____________________________________
* Cesur, girişken ve şakacıydılar.
Jonny Türk'e ateş edip vuramadığımızda, tüfekle "ıskaladınız"
işareti yapardı. Büyük lideriniz bize saygı ifade eden
konuşmasından sonra duygu ve düşüncelerimiz değişti. O konuşma,
yenen bir komutanın, yendiği düşmana yaptığı en büyük övgüdür.
Nefret yok, saygı var. Olayın tümü bir trajedidir. Hiç olmaması
gerekirdi. Cesur bir düşman ve sıcak dost bir ulusun anısını hep
yaşatacağım.
( Avustralyalı 94 yaşında Albert Roy Kyle )
____________________________________
* Gelibolu'dan önce Türk'ü fazla
tanımıyorduk. Ama herşey bitip savaş sona erince "Jonny Türk"ün
hiç de fena bir insan olmadığını düşündüm. Karşı karşıya olup
çarpıştığımız kuvvetler her zaman uyanık ve tetikteydiler. Onlara
saygı duyuyorduk.
( Yeni Zelandalı 100 yaşında Martin A. Brooke )
____________________________________
* Türk askeri cesurdu. Ölmekten
korkmuyorlardı.
( Avustralyalı 96 yaşında H. W. Smith )
____________________________________
* Şunu söyleyebilirim ki, Kanlı Sırt
Çarpışmaları, Çanakkale Savaşları'nın en şiddetli
çarpışmalarındandı. 8.000 Türk ve 2.000 Avustralyalı öldü. Ne
korkunç insan ve can kaybı. Türkler'in cesareti ve dirençleri
saygı yarattı.
( Avustralyalı 97 yaşında Arthur T. Beezley )
____________________________________
* Türkler dürüst savaşçıydılar.
Türkler hakkındaki düşüncelerim değişmedi. Almanlara karşı
duyduğumuz nefreti, onlara karşı durmuyorduk.
( Yeni Zelandalı Cedric Stpolyion Smith )
____________________________________
* Türklere asker olarak saygı
duyduk. Çünkü donanımca çok yetersiz olmalarına rağmen sıkı
çarpışıyor ve iyi nişancılık yapıyorlardı. Gelibolu büyük ve
korkunç bir hataydı.
( Avustralyalı 96 yaşında Ernest George Guest )
____________________________________
* Ülkeme, Türk'e asker olarak savaş
yeteneği için ve bir dereceye kadar da yaşam biçimlerine saygı
duygularımla döndüm.
( Avustralyalı 94 yaşında Thomas William Epps )
____________________________________
* Savaşın sonlarına doğru
izlenimimiz, onların kolay yenilmeyen sıkı savaşçılar olduğu
şeklindeydi.
( Yeni Zelandalı 96 yaşında Alfred Douglas Dusley )
____________________________________
* Türkler iyi ve dürüst
savaşçıydılar. Cephede şartlarımız kötü, su azdı. Herkese günlük
bir litreden az su veriliyordu.
( Yeni Zelandalı 97 yaşında Arthur Barleet )
____________________________________
* Savaş bitip ülkeme evime
döndüğümde memnundum. Fransa'da iki buçuk yıl çarpıştıktan sonra
Türkler hakkında daha iyi şeyler düşünür oldum.
( Avustralyalı 92 yaşında John Henry Norris )
____________________________________
* Gelibolu'da kaldığım süre içinde
Türkler'in herhangi bir çirkin ya da alçakça tutum ve eylemini
işitmedim. Oysa daha sonra gittiğim Fransa'da deneyimlerim çok
farklı oldu.
( Avustralyalı 97 yaşında C. J. Hazlitt )
____________________________________
* Türkler ve Türkiye hakkında hiçbir
bilgim yoktu. Mısır'da 4 ay eğitim gördükten sonra, ilk
çarpışmanın nerede olacağını bilmiyorduk. Hayır. Eğer tam ve içten
cevabımı isterseniz söyleyeyim. Biz Çanakkale'ye Türklerle
savaşmak için gittik, arkadaşlık yapmaya değil.
Türklerle çarpıştığımız sürece,
onlar hakkında şahsi bir fikir edinemedim. Onları göremiyorduk
bile.
Siperlerde üşüyor ve sadece tek bir
şey yapmaya uğraşıyorduk: Sağ kalmak.
Onların dürüst, Almanlardan daha
dürüst savaşçı olduklarını düşünüyorum. Ayrıca savaşa,
istememelerine rağmen, Almanlar tarafından sokulduklarını
düşünüyorum. Bunlar, bir zaman ki düşüncelerim. Şimdi herşey
bitti...
Sadece (eski) Türk askerlerinden
biriyle tanışmak isterdim. Türkler de aynı şeyi yapıyor,
ülkelerini savunuyorlardı."
( Russel John James Weir - Yeni Zelanda 1894 doğumlu )
___________________________________
* " Avustralya'yı terk ettiğimizde
Türkiye'ye gideceğimizi bilmiyorduk. Gerçekte, Fransa'ya
gideceğimizi düşünüyorduk. Ben işaretçi ve koşucu idim. Normal bir
24 saatlik yaşamımız vardı. Türklerle bizzat temasım olmadı.
Türklerin dürüst savaşçılar olduklarını düşündüm. Esirlere de çok
iyi bakıyorlardı. Gelibolu'da kaldığım süre içinde Türklerin
herhangi bir çirkin ya da alçakça tutum ve eylemini işitmedim.
Oysa daha sonra gittiğim Fransa'da deneyimlerim çok farklı oldu.
Tüm harekâtın, iki taraftan da binlerce kaliteli genç insanın
katliamı olduğunu bir sonuç vermediğini düşünüyordum. Savaş da
zaten budur."
( C.J.HAZLITT - Avustralyalı 1884 doğumlu. 28. Birlikden
Gelibolu Yarımadasına Temmuz 1915'te çıkmış.)
____________________________________
* " Onlar da bizim gibi ülkeleri
için savaşıyorlardı. İyi ve dürüst savaşçılardı. Hayır. Çok dürüst
çarpıştılar ve bizim gibi dürüst kuvvettiler. (Savaşta) Her iki
taraftan da değerli insanlar kaybedildi."
( E.W.BARTLETT - Avustralya, 1891 doğumlu. 11. Hafif Süvari
Birliğinden. )
____________________________________
* " İyi dürüst ve cesur askerdiler.
Nereye gittiğimizi bilmiyorduk. Ne Türkiye, ne de Türkler hakkında
bilgimiz yoktu. Türk askerleri cesurdu, ölmekten korkmuyorlardı.
Sivil Türk ile temasımız olmadı. Askerler silah donanımı ve
beslenme açısından yetersiz görünüyorlardı.
Türkiye'yi ve Türkleri de hiç
tanımıyorduk. Çıkartıldığımızda bile askeri yöneticiler bize hiç
bilgi vermemişlerdi. Hedefimiz, amacımız neydi onu bile tam
bilmiyorduk."
( J.J.RYAN - Avustralyalı, 1895 doğumlu ) |